Sektörel Bilgi ve Tecrübe Sahibi Olmanın Girişimciliğe Etkisi Nedir?

Üniversite öğrencilerine her bulduğum fırsatta ilettiğim 5 kritik kariyer tavsiyesinin iki numarasında “sektörel bilgi ve tecrübenizi artırın” yer alıyor. Daha önceki blog yazılarımda ve YouTube videolarımda bu konunun önemini, nasıl yapılacağını ve doğru meslek seçimine etkisini sizlerle buluşturmuştum. Bugün sıra, sektörel bilgi ve tecrübe sahibi olmanın girişimciliğe olan katkısına geldi.

Öncelikle üniversite öğrencilerinin bana sıkça ilettiği girişimcilik fikirlerini değerlendirerek bu konuyu ele almak istiyorum. Öğrencilerin çoğunda genelgeçer fikir üretme eğilimi mevcut. Herhangi bir sektörün içine girip bir konuda derinleşemedikleri için daha çok iş hayatındaki firmalara yönelik değil bireysel tüketicilere/kullanıcılara yönelik girişimcilik fikirleri üretiyorlar. Girişimin illa b2b yani işletmeden işletmeye doğru olmasına gerek yok. Tabii ki b2c yani işletmeden son tüketiciye/kullanıcıya yönelik de olabilir fakat bu noktada belli avantajlar ve dezavantajlar mevcut.

Girişimcilikte B2B ve B2C modellerinin birbirlerine karşı avantajları/dezavantajları nelerdir?

Öğrencilerin sıkça tercih ettikleri B2C modelle başlayalım. Bu modelin öğrencilere kolay gelmesinin sebebi; kendilerinin ve çevresindeki kişilerin de B2C’nin C’si yani tüketici/son kullanıcı olmasından ötürü daha rahat fikir üretiyorlar olmaları. Bizim ne sıkıntımız, ne isteğimiz var hadi onu düşünelim ve bir fikir üretelim diyorlar. Sonunda da genelde ortaya bir app ya da web sitesi fikri çıkıyor.

Bir mobil uygulama ya da web sitesi yapmak girişimcilik için kötü fikir mi?

Aslında değil fakat mantığı Facebook, Instagram, Twitter, Tinder ya da hepsiburada, trendyol gibi herkesin ilgisini çekebilecek uygulamalar/siteler yapmayı istemek öğrenciler için çok iddialı olabilir. Bir alanda özelleşmeyen, niş bir kitleye yönelik çözüm/fayda üretmeyen, aslında herkes bunu kullanabilir denilen girişimcilik fikirlerinin pazarlama ve finansal planını oluşturmada gençler çok zorlanıyorlar.

  • Pazarlama için hedef kitle nasıl oluşturulacak?
  • İletişim hangi yolla yapılacak, bu yollardan hangi birine ne kadar bütçe ayrılacak?
  • Bu bütçe karşılığında ne kadarlık bir geri dönüş (ROI) alınacak?
  • Finansal açıdan girişim nasıl kendini döndürecek?

diye sorduğunuzda birçok genç arkadaş gözüne far tutulmuş tavşan gibi kalıveriyor. Bunu öğrencilikle, tecrübesizlikle bağdaştırmayalım. B2C uygulamalar geliştirmek ve bu uygulamaların sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlamak çok büyük kurumların desteğiyle kurulan girişimlerde ya da daha önce çok büyük başarılar kazanmış profesyoneller için bile hayli zorlayıcı. 

B2B (Business to Business) İş Modelleri Genç Girişimciler İçin Daha Avantajlı Olabilir mi?

Ben bu soruya doğrudan evet cevabı verebilirim. B2B iş modellerinin daha rahat özelleştirilip pazarlamasının doğrudan yapılabilmesi ve referans elde edildikten sonra referanslara benzer profildeki işletmelere daha rahat ulaşılabilmesi gençlere büyük avantaj sağlayabilir.

Daha anlaşılır olması için bir örnek vermek istiyorum. 3 genç kafadarın bir araya gelip girişimcilik fikirleri düşündüklerini varsayalım. Birinci fikir, İstanbul’daki etkinliklerin/aktivitelerin nerede olduğunu gösteren ve bunu insanların puanlamasını, yorumlamasını isteyen bir mobil uygulama olsun. İkinci fikir ise perakende sektöründeki firmaların insan kaynakları departmanlarına yönelik çalışan memnuniyetini raporlamaya ve artırmaya yönelik bir web platformu olsun.

Sizce hangisini pazarlamak daha kolay? İstanbul’daki milyonlarca insana yeni bir uygulamayı pazarlamak mı yoksa perakende sektöründeki birkaç firmanın İK departmanlarıyla iletişime geçip gerekirse ücretsiz bir referans projesi yapmak ve uygulamanın rüştünü ispat ettikten sonra o referansla diğer perakende firmalarının İK departmanlarının kapısını çalmak mı?

Bu durumun sektörel bilgi ve tecrübe kazanmakla ilgisi nedir?

Yazımı bu soruya cevabımı açıklayarak ve gençlere bir tavsiye vererek bitirmek istiyorum. Eğer öğrenciler daha üniversitenin ilk yıllarından itibaren staj/yarı zamanlı çalışma vasıtasıyla girdikleri sektörleri derinlemesine araştırırsa, sektörlerin içindeki şirketleri ve bu şirketlerin departmanlarını iyi analiz ederse çok başarılı olacak B2B girişim fikirleri üretebilirler. Bu sektörlerde oluşturdukları iş ağlarını ilk müşterlerini bulmak adına da kullanabilirler. Sektörel tecrübelerini artırırken girişimcilik şapkalarıyla sürekli sorgular, sürekli fırsat koklar ve sürekli denerse bence başarılı bir girişime ulaşmak çok daha olası olacaktır.

Tersten bakacak olursak, sektörel bilgi ve tecrübe sahibi olmayan öğrencilerin odalara saatlerce kapanıp B2C fikirler üreterek, herkese gidebilecek girişimcilik fikirleriyle başarılı olabilmeleri de bir o kadar zor olacaktır.