Üniversite Öğrencileri İçin Sektörel Bilgi & Tecrübe Artırmanın Önemi

Her fırsatta vurguladığım üniversite öğrencilerine 5 kritik kariyer tavsiyesinin iki numarasında “Sektörel Bilginizi & Tecrübenizi Artırın” maddesi yer alıyor. Bu yazıda, üniversite öğrencileri için sektörel bilgi ve tecrübeyi artırmanın önemini basit bir şekilde açıklamak istiyorum. Bunun için ilk önce, şu anki öğrencilerin geçmişteki öğrencilerden hangi noktada ayrıldığını belirtmekte fayda olacaktır çünkü Türkiye’deki öğrencilik kültüründe maalesef staj yapmak, yarı zamanlı çalışmak pek oturmamış durumda.

Staj yapmak, yarı zamanlı çalışmak yeni moda mı? Eskiler naylon staj yapardı, ona ne oldu?

Türkiye geçtiğimiz 40 yıl içerisinde hızlı büyüme dönemlerini çokça yaşadı. Ülke ekonomisi hızlı büyürken, şirketlerimiz mevcut işlerini daha da büyütüp daha fazla kişi istihdam etme eğilimindeydi. Her sene daha fazla çalışana ihtiyaç duyan şirketler sadece tecrübeli kişileri işe almanın yanında yeni mezunları da işe almaktan pek çekinmiyordu. 

Yeni mezunlara iş öğretmek, çoğu şirket için yaptıkları işin doğası olarak görülüyordu. Hatta bu konu işletmeler için karlı gibi bile duruyordu. Bunun sebebi, sektörel tecrübesi yüksek olan kişilerin şirketler tarafından gördükleri talep sonucu daha fazla maaş ve yan hak talep etmesiydi. Bu yüzden, işletmeler için yeni mezunları çalıştırmak verdikleri maaşlara nazaran ve yaptırabildikleri işlerin esnekliği açısından cazip görünüyordu denilebilir.

İşte bu noktada, üniversite mezunları okul dönemlerinde staj ve yarı zamanlı çalışma konularına pek ağırlık vermese de görece çok daha kolay iş bulabiliyordu. Tabii ki de, her şey güllük gülistanlıktı demiyorum fakat büyüyen ekonomi koşullarının olduğu ve bu kadar üniversite mezununun olmadığı bir ortamın şu anki günlerimizle kıyaslandığında daha tercih edilebilir olduğunu söyleyebiliriz.

Peki ne değişti? Öğrencilerin sektörel bilgi edinmesi neden gerekiyor? 

Şu an Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik durgunluktan ötürü, hatta ekonomide küçülme gözlemlediğimiz çeyrekler yaşamışken, kurumların pek çoğu bırakın yeni çalışanları bünyelerine katmayı daha kendi çalışanlarını işten çıkarıyor. Bunu TÜİK’in işgücü istatistikleri içerisinde yer alan işsizlik verilerinde çok rahat bir şekilde gözlemliyoruz. (Önerilen ücretsiz eğitim videosu: TÜİK İşsizlik Verileri Nasıl Yorumlanır? Sizin İşsiz Dediğinize TÜİK Ne Diyor? Eğitim #1)

Kurumların iflas etmesi ya da çalışanlarını işten çıkarmaya başlaması, piyasadaki tecrübeli çalışanlara dahi tehdit arz ediyor. Sektörü tecrübe etmiş kişiler işsiz kalınca, piyasada açık pozisyon/tecrübeli iş arayan dengesi bozuluyor. Bunun sonucunda, sektör tecrübesi olan kişiler bile hak ettiklerinden daha düşük maaşları kabul ettiğinden, bu kriz ortamında yeni çalışana ihtiyacı olan şirketler de görece daha kolay bir şekilde tecrübeli eleman bulabildiklerinden yeni mezuna yatırım yapmayı eskisi kadar istemiyorlar. Şirketler böyle ekonomik koşullarda önlerini görmekte zorlanırken “geleceğe yönelik adımlar atalım, yeni mezunları alalım eğitelim belki ileride faydaları olur” gibi bir mantıktan psikolojik anlamda da uzaklaşıyorlar.

Ekonomi durgun ama üniversite ve üniversite mezunu sayısının maşallahı var!

Türkiye’de 2020 itibariyle 207 üniversite ve 7.75 milyon üniversiteli olduğu biliniyor. Bu sayılar da geçtiğimiz yıllara kıyasla gerçekten çok fazla ve bu durum da yeni mezunların artık iş bulma konusunda daha fazla rekabete girmesine neden oluyor. Artan işsiz sayısına üniversite mezunlarının da katkı sağladığını yine TÜİK verilerinden gözlemleyebiliyoruz. (Önerilen ücretsiz eğitim videosu: TÜİK İşsizlik Verileri Excel’de Nasıl Yorumlanır? TÜİK Bülteninde Olmayan Bilgiler! Eğitim #2)

Peki öğrenciler bu durumda ne yapmalı?

Neredeyse her videomda ve yazımda vurguladığım gibi, öğrenciler üniversite yıllarını sadece dersten derse gittikleri, proje ödevi yaptıkları, vize ve final kovaladıkları bir koşuşturmaca içinde geçirmemeli. Mutlaka mezun olmadan önce 3-4 yaz stajı yapıp yıl içinde de yarı zamanlı çalışmalar yapmalı. Mezun olunca bir işverenin karşısına geçtiğinde ya da kendi işini kurma kararı aldığında seçtiği sektör ya da birkaç farklı sektör hakkında yaşına göre ciddi tecrübe kazanmış olmalı. O sektörden bir iş ağına sahip olmalı. Aksi takdirde, mezun olunca o mülakattan bu mülakata sürüklenip en sonunda pek de kafasına yatmayan bir işe evet demek zorunda kalabilirler.

Sektörel bilgi ve tecrübelenin nasıl artırılacağına dair yazılarım gelecek, videolarımı izlemek isteyenler için önereceğim YouTube oynatma listesi:
Sektörel Bilginizi & Tecrübenizi Artırın